Turgay Kantürk’ten

‘Otherness’

Çok yazdım, yarı ömrüm başka
Ben’de geçti. Yorgun düştüm, ok
Fırladı yaydan, yaklaştım çok
Yok’a, terkedilince öte-aşka!

Peri Çıkmazı, Bütün Sihirler, 1991-2010 kitabından

2 Responses to “Turgay Kantürk’ten”

  1. hayal kahvem Says:

    Selam L.
    Siz Hasan Ali Toptaş’ın Harfler ve Notalar adlı kitabını bilmiyorum okumuş muydunuz? O kitapta hayatın kısalığı ve uzunluğu konusunda kimi zaman fikir değiştirdiğimizden söz eder. Sahiden bazen hayat sonu gelmeyecek kadar uzun bazan de bir an kadar kısa gelmez mi? Mesela okunacak o kadar çok kitap seyredilecek o kadar çok film, gezilecek o kadar çok yer var ki. Böyle düşününce hayat ne kadar kısa! Hepsini okumaya, seyretmeye, gezmeye ömür yetmeyecek. Mesela kimi yazarlar ve kitapları Hasan Ali Toptaş’ın dediği gibi kara noktamızda kalacak. Biz onları hiç bilmeyeceğiz. Ömrümüz boyunca hiç rast gelmeyeceğiz. Şimdi sizin bloğunuzda hiç adını duymadığım yazarlar ve kitap isimlerini görünce bu kara nokta aklıma geldi işte.

    Turgay Kantürk kara noktamda kalmış olmalı ki ismini ve kitaplarını hiç bilmiyorum. Az önce şahsi bloğuna baktım. Tam benlik oysa kitapları da düşünceleri de.. İlk okuduğum yazısı kitap kaplarıyla ilgiliydi ki ben de çok meraklıyım kitap kaplarına ve kitabın ilkin kabı çarpmalıdır beni. Ama bunu kolay ifade edemem. Bloğuma kaç kere kitap kaplarıyla ilgili yazdım. Hep mahcubiyet içinde yazdım. Hani zarfa değil mazrufa bak derler ya. Ben önce zarfa bakanlardanım:) Yazarın aynı fikri açık yüreklilikle yazması hoşuma gitti. Sonra bu şiir ne değişik… Merak ettim.

    Hasan Ali Toptaş yazısının sonunu şöyle bağlar: “”Ey hayat, bana kör noktamı aydınlatacak bol ışıklı dostlar ver!” Işığınız için teşekkür ederim Hocam.

  2. Ebru Demirci Says:

    Sinir yayıcı birden fazla insanla karşılaştığın ve de yorucu geçen uzuuunca bir günün ardından eve ulaşıp koltuğa yığılır, ne yapsan dinlenemez, sersem halinle kendine gelmeye çalışırsın. Kimi zaman böyledir. Ardından ya sevdiğin biri çat kapı seni ziyarete gelir ya güzel bir haber alırsın ya da işte öyle bir şey olur da sen birdenbire canlanıp kendine gelirsin ya. Bu dizeleri okuyunca böyle hissettim ben de. Turgay Kantürk benim de ismini ilk defa duyduğum bir yazar oysaki. Tanıdık gelen biri olduğundan ya da ezbere bildiğim birkaç mısranın oluşturucusu oluşundan değil yani böyle hissetmem. Galiba sizin paylaşımlarınız bana iyi geliyor.

    Durmak yok; yola devam öyleyse :))

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma
cami halıları
mide küçültme ameliyatı
Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.