“İmtiyazsız, sınıfsız, kadınsız kaynaşmış bir kütleyiz”

Feminist çözümlemeler (başka yaklaşımlarla birlikte kullanıldığında) sosyal bilimler alanında bir çok meselede madalyonun öbür yüzünü görmemizi sağlıyor. Özellikle Türkiye’de Cumhuriyet modernleşmesini gözden geçirmek için böyle bir bakış açısının çok yararlı olacağını düşünüyorum. Yeşim Arat’ın “Türkiye’de Modernleşme Projesi ve Kadınlar” makalesi tam da böyle bir bakış açısıyla yazılmış. Şöyle diyor Arat: “Kamu alanında kadınların bağımsız eylemlerinde sınırlamaların varolmasına karşın, Kemalist söylem, kadınların kamu alanında erkeklerle eşit olduğu savına meşruiyet sağlamıştır. Kamu alanına girmeyi başarabilenler bu ayrıcalıklı eşitlikten yararlanabilmişlerdir. Kemalist eşitlik anlayışı, erkeklerle kadınlar arasında, kamu alanında yapay olarak yaratılabilen “aynılık” varsayımına dayanıyordu. Bu kendine özgü eşitlik anlayışı, özel alanda cinsler arası farklılıkları tanımak gerektiğinde hiyerarşik bir ilişki biçimini alıyordu.” (Arat, 1998: 90). Şimdi, 1936 tarihli bir Akbaba dergisinin kapağına bakalım birlikte:

Akbaba_1936

Kapaktaki çizimin altında “İmtiyazsız, sınıfsız kaynaşmış bir kütleyiz” yazıyor (herhalde doğrusu “kitle” olmalı). 10. Yıl Marşı’nda yer alan bu sözler “Kemalizm”in “Halkçlılık” ilkesinin de veciz ifadesi. Lütfen dikkat ! “Kütle”nin içinde  bir tek kadın var ve o da “izci” olarak kamusal alana girmeyi başarabilmiş. Bu çizimin altındaki yazı, feminist-revizyonist bir tarih okumasıyla, “İmtiyazsız, sınıfsız, kadınsız kaynaşmış bir kütleyiz” biçiminde değiştirilebilir sanırım…

Yeşim Arat (1998), “Türkiye’de Modernleşme Projesi ve Kadınlar”, Türkiye’de Modernleşme ve Ulusal Kimlik içinde (Der: Sibel Bozdoğan ve Reşat Kasaba), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, ss. 82-98.

One Response to ““İmtiyazsız, sınıfsız, kadınsız kaynaşmış bir kütleyiz””

  1. hayal kahvem Says:

    Çok haklısınız. Maalesef durum feci!

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma
cami halıları
mide küçültme ameliyatı
Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.