The Alcoholic

Alcoholic_Kapak

The Alcoholic (Alkolik) Jonathan Ames’in yazdığı, Dean Haspiel’in çizdiği, 2008 tarihli Vertigo tarafından basılan yarı-otobiyografik bir grafik roman. Roman, yazar Jonathan A.nın; kendisine kur yapmakta olan yaşlı ve cüce bir kadının arabasında ayılmasıyla başlar. Romanın başkahramanı şöyle girer söze: “Ben bir alkoliğim. Bir çok sorunum var. Sıradan birinden daha fazla değil, gerçekten, ama özellikle içtiğimde, başımı belaya sokmaya meyilliyim.” Kareler birbirini izledikçe Jonathan A.’nın alkolle nasıl tanıştığını, yavaş yavaş alkole nasıl tutsak olduğunu, alkolden uyuşturucuya nasıl geçtiğini izleriz. Jonathan içmeye, arkadaşı Sal ile birlikte başlar. İki çocuk gençliğe adım atarken içmek dışında da hemen hemen tüm tecrübeleri birlikte yaşarlar. Bu tecrübeler arasında daha sonra ikisinin de tam olarak bir yere koyamadığı eşcinsel bir ilişki de vardır. Jonathan başarılı bir öğrencidir. Belki de bu yüzden ailesi içki sorununun farkında değildir. Jonathan sosyal ilişkilerinde, özelikle kızlarla olanlarında başarılı olamaz. En yakın arkadaşı Sal ile de aralarının bozulmasıyla Jonathan gittikçe yalnızlaşır. Üniversiteye devam etmek için ayrı şehirleri tercih etmeleriyle bu iki çocukluk arkadaşının yolları tamamen ayrılır. Jonathan’ın ilkgençlik yıllarından beri hayali yazar olmaktır. Üniversite eğitimini de Yale’de bu yönde sürdürür. Bu arada anne ve babasını bir trafik kazasında kaybettiğini öğrenir. Bundan sonra büyük teyzesi Sadie Jonathan’ın hayatındaki en önemli figürlerden biri olacaktır. Jonathan zamanla tanınan bir yazar olur, kitapları ardarda basılmaya başlar; kariyerinde yavaş yavaş ilerlerken aşk acısı yaşamını altüst eder. Jonathan’ın yaşamı akıp giderken arka planda hep alkol ve uyuşturucu vardır. Grafik romanın sonlarına doğru Jonathan A. 11 Eylül olaylarına tanık olur. Onu, aldığı bir haber 11 Eylül’de New York’ta gördüklerinden ve yaşadıklarından çok daha fazla sarsar; Sal AIDS’e yakalanmıştır ve ölmek üzeredir. Romanın son karesinde Jonathan’ı tereddütle bir barın kapısından içeri bakarken görürüz; oysa bir önceki karede artık içmeyeceğini söylemiştir.

Grafik romanın senaryosu, belki de Jonathan Ames’in gerçekten bir yazar olması nedeniyle, oldukça yoğun. Bu yoğun diyalog, alt-yazı, üst-yazı örgüsünde hoş ayrıntılar okuru hikayenin içine çekiyor. Örneğin, Jonathan A. kendisini terkeden ve bir şehirden diğerine taşınan sevgilisini, ismini telaffuz etmek ona acı verdiği için gittiği şehrin adıyla anıyor. Dean Haspiel’in çizgisi stilize bir çizgi ancak bu hikayeye çok uygun. Özellikle Haspiel’in usta-işi sayfa ve panel tasarımı bu bol yazılı grafik romanı kolay okunabilir kılıyor. Haspiel’in bu roman açısından bir başka artısı “devamlılık” konusunda gösterdiği hassasiyet. Bu sayede okuyucu uzun hikayeye bağlamdan kopmadan dahil olabiliyor. Çizer özellikle alkol ve uyuşturucunun etkisiyle değişen-çöken Jonathan A.’nın değişimini görsel olarak titizlikle resmetmiş.

“The Alcoholic” ilk bakışta öyle görünmesine rağmen “didaktik” bir hikaye değil. Kuşkusuz yazar-çizer alkol ve uyuşturucunun “iyi” bir şey olduğunu söylemiyor ama “öğüt veren” bir ton da kullanılmıyor romanda. Ben bu grafik romanı özünde zayıf-duygusal bir karakterin yaşadığı büyük hayalkırıklıklarına dair bir hikaye olarak okuyorum. Derler ya, “içki bahane”…

Alcoholic_01

Alcoholic_02

Alcoholic_03

Alcoholic_04

Alcoholic_05

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma
cami halıları
mide küçültme ameliyatı
Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.