İleri Demokrasi

Ileri Demokrasi

Karikatür dergisinin 6 Haziran 1946 tarihli 545. sayısında yayımlanan bir yazı.  İlginçtir, 1946 seçimleri öncesinde yayımlanan yazıda, bugün sık sık duymaya başladığımız “ileri demokrasi” kavramı” geçiyor. Fikrimce önemli bir farkla: O zaman “ileri demokrasi” hegemonik tek parti iktidarından kurtulmayı ifade ediyordu, bugün ise hegemonik tek parti iktidarına dönüşü…

2 Responses to “İleri Demokrasi”

  1. Başar Says:

    Yorumlamak istediğim şeylerde alıntı yapmayı sevmem; ama az sonra yapacağım alıntı bana göre bizi özetleyen en iyi paragraftır:

    ” Bana öyle geliyor ki biz çocuk kalmış bir milletiz ve daha olayları ve dünyayı, mucizelere bağlı “myth”lere bağlı bir şekilde yorumluyoruz en ciddi biçimde. Aklı başında bir batılının gülerek karşılayacağı ve bize ölesiye ciddi gelen bir şekilde. Biz Steinbeck’in pamuk ve şeftali toplayan işçileriyle acı çekeriz. Hamlet’in meselesine katılırız, Platon bizi derinden sarsar. Batılı değerlendirir biz severiz. (…) Öyle bir yarım yamalaklığımız var ki, bizim dramımız, trajedimiz, akıl almaz bir biçimde gelişiyor. Ayrıca, bir trajedinin içinde olduğumuzun farkında bile değiliz. Çok güzel yaşayıp gittiğimizi sanıyoruz. iktidardaki adamlar da, bu sanıyı bütün millet adına dile getiriyorlar. birkaç aydın dışında bunu anlayan yok gibi. O aydınlar da, sosyal bir takım sözler ediyorlar. psikolojik yönü boş kalıyor bu meselenin. İnsanlarımız, bu kötü yaşantıyı dile getirmenin, “muhalefet yapmak” olduğunu sanıyor bir bakıma. aslında bir yanlış anlama olduğu halde, anlaşıp gidiyorlar. Bir “mış gibi yapmak” tutturmuşlar; arabalar yürüyor ya, ekmek yapılıyor ya, iyi kötü suyumuz geliyor ya.. mesele yok. bir taklit yapıyoruz ve batı’ya bile kabul ettirdiğimiz anlar oluyor. (bir futbol maçında yeniveriyoruz onları) Ya çocuksu gururumuz! Beğenilmezsek hemen alınıyoruz. batılılara iftiralar ederek kendimizi temize çıkarmak için didiniyoruz. iyi aile çocukları arasında, onlara çamur atan mahalle çocuğu gibiyiz…”

    Oğuz Atay’ın günlüğünden yaptığım bu alıntı… Bence bizi çok iyi anlatıyor: “Çocuk kalmış bir millettiz” Bir çocuk kadar “masum” bir çocuk kadar “acımasız”, bir çocuk kadar “gerçekçi ve rasyonelist”…

    bÖ!

  2. yok Says:

    Yazı bundan yaklaşık 7 ay önce yazılmış.
    Mit yasasında değişiklik yapan malum yasanın yürürlüğe girdiği an itibariyle ileri demokrasimiz zirve yapmış bulunuyor.Bu süreçte yaşanan diğer olaylar ise ileri demokrasinin olmazsa olmazı hukuk devleti anlayışının ülkede ne kadar kökleşmiş olduğunun (!) göstergesi .Yani bu kadarı ancak bizimki gibi “en en” ileri demokrasilerde olabilir .
    Gün gelip bu kadar ileri bir demokrasimiz olacağı, herhalde 1940-lı, 50’li (hatta 60, 70,80,90’lı ) yıllarda hayal bile edilemezdi.Yukardaki eğlenceli dergi yazısına bakılırsa, o zamanlar ileri demokrasi hayalleri seçimlerin yapılmasıyla sınırlıymış.

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma