Dumankara

Dumankara raflarda; hatta kısa sürede ikinci baskısını yapmış. Dumankara Levent Cantek ve 19 çizerin ortak emeğinin ürünü. Yerli grafik roman külliyatına önemli bir katkı. Aşağıda Dumankara için yazdığım ve Taraf gazetesinde 31 Mart 2013 tarihinde yayımlanan yazıdan bir bölüm:

Şehirlerin çizgi romanda ayrı bir yeri vardır. Klasik ana-akım çizgi romanların bir çoğunda hayali şehirler hikayenin arka planı olmanın ötesine geçerek hikayenin bir parçası, hatta kurucu unsuru olarak karşımıza çıkarlar. Örnekse; Superman’de Metropolis, Batman’de Gotham City ve Frank Miller’ın ünlü Sin City serisi. Sadece hayali şehirler değil; New York, Londra, Paris gibi dünyanın belli başlı metropolleri de çizgi roman karelerinde sıklıkla resmedilir.

Bu listeyi oluşturuken sadece belli bir şehri ya da ülkeyi konu alan grafik romanları ayrıca anmamız gerekir. Esas olarak gezi notları biçiminde hazırlanmış Guy Delisle’nin Shenzhen, Pyongyang, Burma Chronicles ve Jerusalem’i; Craig Thompson’ın Carnet de Voyage’ı; Joe Sacco’nun bir muhabir gözüyle yazdığı ve çizdiği (Türkiye’de de yayımlanan) Filistin, Gorazde, Gazze’nn Dipnotları; Harvey Pekar ve Heather Roberson’ın birlikte kaleme aldığı Ed Piskor’ın çizdiği Macedonia’sı. Özellikle son saydığım kitaplarda savaş görmüş şehirler acılı ve çileli insarıyla birlikte çarpıcı bir biçimde anlatır. Bu listeye Sarah Glidden’in milliyetçi tonlar taşıyan How to Understand Israel in 60 Days or Less kitabını da ekleyelim.

Grafik roman formatında bir şehri hikayeye katan en iyi bilinen çalışmalardan biri ise Jason Lutes’in Berlin serisidir. Türkiye’de de yayımlanan bu seride Lutes 1928-1933 yılları arasında Berlin’deki yaşamını anlatır. Benzer biçimde, grafik romanın kurucuları arasında sayılan Harvey Pekar’ın yazdığı Joseph Remnant’ın çizdiği Harvey Pekar’s Cleveland, Cleveland şehrini ve insanlarını otobiyografik referanslarla grafik romanın merkezine yerleştirir.

Çizgi roman üretimin sınırlı olduğu Türkiye’deki işlerde ise şehirler en fazlasından panellerin arka planı olarak yer bulmuştur. Hatta yerli çizgi romanlarda bir dekor malzemesi olarak dahi şehirlerin hakkının tam olarak verildiği söylenemez. Şehre dair çizgi roman sayılabilecek istisnai bir örnek olması dolayısıyla Rodeo Yayıncılık tarafından 2012 yılında yayımlanan Çiztanbul derlemesini anacağım burada. Bu kitapta İstanbul’da gezdirilen çeşitli ülkelerden çizerlerin (çoğu zaman derinlikten yoksun) İstanbul’la igili kısa hikayeleri bir araya getirilmiş. İstanbul bu hikayelerde yer almasına almış ama nefes alıp veren, insanlarıyla birlikte yaşayan bir şehir olarak değil, daha çok bir turistik dekor olarak.

Dumankara’yı tüm bu anlattıklarımdan sonra “şehir-grafik roman ilişkisi” bağlamında farklı bir yere koyuyorum. Dumankara senaryolarını Levent Cantek’in yazdığı farklı çizerler tarafından çizilen 21 çizgi hikayeyi içeriyor. Her şeyden önce Dumankara klasik anlamda bir çizgi roman olarak değil grafik roman olarak nitelendirilmeli bence. Bu türün öncülerinden olan Art Spiegelman, grafik romanı; “kitap ayracına ihtiyaç duyacağınız çizgi romanlar” olarak tanımlıyor. Bunun yanında  grafik roman sayılan ürünleri klasik çizgi romanlardan ayıran en önemli özellikleri “yetişkinler” için “ciddi” hikayeler anlatıyor olmaları. Nihayetinde grafik roman türü “insanlık durumu”na ilişkin özgün ve deneysel çizgi üsluplarıyla oluşturulmuş (çoğu zaman otobiyografik unsurlar içeren) hikayeleri ifade ediyor (…)

Dumankara Web Sitesi Link

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma