Çizgi Roman ve Müzik-III

Günümüzde çizgi ile hikaye anlatma araçlarından belki de en etkilisi grafik roman; müzik grafik romana da girmiş durumda. Üç kitap var önümde: Reinhard Kleist, Cash, Her Yer Karanlık (Çev: Bilge F. İnandı, Flaneur, İstanbul, 2012), Arne Bellstorf, Baby’s in Black (Self Made Hero, London, 2011) ve Frank Young’ın yazdığı, David Lasky’nin çizdiği The Carter Family: Don’t Forget This Song (Abrams, New York, 2012).

Bir çoklarına göre Johnny Cash 20. yüzyılın en derin iz bırakan müzisyenlerinden biri; Her Yer Karanlık Cash’in fırtınalı hayatını anlatıyor. Her Yer Karanlık’ta biyografik unsurlar ağır bassa da, Reinhard Kleist Cash’in resimli yaşam öyküsünden fazlasını sunuyor okuyucuya. Ustaca çizilmiş siyah-beyaz karelerin arka planında 1950’li ve 1960’lı yılların Amerika’sında alt ve orta sınıfların çile dolu yaşamı var; üzerine anlatılan ise bu acılı topraklarda yeteneği ve yaratıcılığıyla hayata tutunmaya çalışan yalnız bir adamın hikayesi. Kadim dostum Yekta Kopan benden önce davranıp bu kitapla ilgili bir yazı yazmıştı. Sözün kalanını ona bırakıyorum > Link.

İkinci kitap henüz Türkçeye çevrilmedi; keşke çevrilse. Baby’s in Black Beatles’ın ilk yıllarında grupla birlikte çalan Stuart Sutcliffe ve Alman fotoğrafçı Astrid Kirchherr’in aşk hikayesini anlatıyor. 1960’lı yılların başında Hamburg kulüplerinde şansını deneyen çiçeği burnunda beş müzisyenden biri de aynı zamanda ressam olan Stuart Sutcliffe’tir. Sutcliffe bu yıllarda Beatles ile birlikte takılır ama aklı ve yüreği müzikten çok resimdedir. Beatles’ın fotoğraflarını çeken Astrid ile tanıştıktan sonra Sutcliffe’in hayatı değişir. Aradığını bulur ve Hamburg’da Astrid ile birlikte yaşamaya başlar. Hikaye maalesef hüzünlü biter; Sutcliffe genç yaşta hayata veda eder…

Bellstorf ismini Beatles’ın bir şarkısından alan grafik romanı Astrid Kirchherr ile yaptığı görüşmelerden sonra kurgulamış. Sade ve stilize çizgisi beklenmedik bir şekilde bu sıcacık aşk hikayesine uygun düşmüş. Özellikle Sutcliffe’in ölümünün anlatıldığı final sahnesi grafik roman tekniğinin nasıl yetkin bir biçimde kullanılabileceğine dair güzel bir örnek.

Masamdaki son grafik roman Türkiye’de pek tanınmayan country müzik grubu The Carter Family’nin hikayesini anlatıyor. Tabii, yukarıda söz ettiğim diğer grafik romanlar gibi sadece bir çizgi-biyografi değil The Carter Family: Don’t Forget This Song. The Carter Familiy’nin müzikal iniş çıkışları yanında; hikayede ırkçılık, Amerikan toplumunda kadının değişen rolü, şehirleşme gibi konulara da değiniliyor. Frank Young ve David Lasky’nin eseri bu yılın en iyi grafik romanları arasında sayılıyor.

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma