Kimlik Sorunu

Zygmunt Bauman’dan naklen:

“Modern kimlik sorunu”, bir kimliğin nasıl inşa edileceği ve nasıl sağlam ve sabit tutulacağına dair idiyse, “postmodern kimlik sorunu” birincil olarak sabitlenmeken nasıl kaçılacağı ve seçeneklerin nasıl açık bırakılacağına dairdir. Kimlik meselesinde, modernliğin sloganı “yaratırım” iken, postmodernliğin sloganı ise “yeniden kullanıma sokma”dır. Eğer modernliğin “mesajın kendisi olan medyası” fotoğraf kağıdı idiyse (ki durmadan kabaran aile albümleri, geri döndürülemeyen ve silinemeyen kimlik-yaratım olaylarının yavaş yavaş eklenmesiyle izlenen ve sararan sayfalar gibi), özellikle postmodernin medyası video kasettir (daima silinebilen ve yeniden kullanılabilen, hiçbir şeyi sonsuza dek tutmaya ayarlanmamış olan, bugünün olaylarını yalnızca dünküleri silme koşulu ile kabul eden ve kaydetmeye değer olduğuna inanılan her şeyin evrensel “anlığı” mesajını veren video kaset). Modern zamanların kimlik-bağımlı temel endişesi devamlılık endişesiydi; bugün ise bu, taahhütten kaçma kaygısıdır. Modernlik, çelik ve betonla inşa ediliyordu; postmodernlik ise plastikle.”

Vehbi Bayhan, “Postmodern Melez Kimlik Örüntüleri: ‘Gündüz Puritan, Gece Playboy’”, Sosyologca, Temmuz-Aralık 2012, Sayı 4, ss.107-118; alıntı: s. 110.

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma