Her şey Geçer, Hayat Kalır-III

Şimdi şehir çok uzakta

Issız bir gölün kıyısında
Noktalı virgüle benzeyen atımı
Bağlıyorum hayal kırıklıklarıma

Evcil hayvanlar gibi isim veriyorum yenilgilerime
Bundan sonra benimle yaşayacaklar bu cinnet çiftliğinde

Sonra kırmızı bir kayaya oturup suskun göle bakıyorum
Gölün üzerindeki o büyük saate

Sonra bir gürültü, bir kıyamet
Alaca ağıtlar bölüyor geceyi
Şehir ışıkları erken bir cenazeyi kaldırıyor
Defnetmeye gelmişler ölüyü gölün kıyısına

Tabuta koymamışlar onu
Omuzlarda taşıyorlar
Denk değil elleri yüzüne ölünün
Elleri yaşlı, yüzü genç
Babam gibi

Ben dalmışken göldeki yansımasına
Cenaze alayının
Omuz verenlerden biri açıklıyor ölüm nedenini
Gerekmese de:
“Yelkovan saplanmış yüreğine…”

Ay karanlık yüzüne dönerken
Gölde parlıyor ölünün sureti
Hayretle gülümsüyorum:
“Sakallarımı kessem aynı ben…”

Geçen zamanı
Yükleyip heybeme
Biniyorum atıma
Evcil hayvanlarım takip ediyorlar beni

Sabah sakallarımı kesmeliyim diyorum
En azından bir ölüyü yaşatmak için

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma