Karanlık

Bu sabah gazeteleri okuduktan sonra Tan Oral‘ın 1970’li yıllarda, Türkiye’nin o karanlık yıllarında çizdiği eski bir karikatürü düştü aklıma. Sözün bittiği yer…

One Response to “Karanlık”

  1. hayal kahvem Says:

    Selam,
    Bu karikatüre iyice baktım. Siz sözün bittiği yer demişsiniz ama… Ben aklıma ilk gelen neyse onu yorum olarak yazmaya karar verdim. Hiçbir şeyi tam olarak bilmediğim, her şeyi yarım yamalak bildiğim için, Hüsnü Arkan’ın bir şarkısının, sadece “Nereye uçar turnalar, nereye gider gökyüzü” kısmı aklıma geldi.

    Ne bileyim? Pencereden bakan adamın aklından da böyle sözler geçiyor olabilirdi.

    Çok güzel bir şarkıdır. Sözlerini çok severim. Şarkının tamamını buldum. İşte buraya yazdım… Şöyle…

    “Eksilmesin dudağından gülüşün, eksilse yaşamından güneş.
    Yüzün kararmasın gecede, gülümse düşlerinde yine.
    Nereye uçar turnalar, nereye gider gökyüzü
    Alıp kanatlarına umutlarını geçmişin?

    Sen yıkıldın altında göğün, yandın küçük bir pervane gibi.
    Ah, küçük bir pervane gibi.

    Kim götürdü bakışından ışığı, kim aldı gözlerinden onu?
    Kadehlerden yüreğine boşalan acı bir umutsuzluk, o mu?
    Kime söyledin derdini, kimi sevdin gizli gizli?
    Kimler uyandırdı içindeki kötü kırık türküleri?

    Ölenlerin adını unutma; türkülerin, meydanların.
    Ah, bırakmasın onlar seni.
    Ne de çabuk yıktın kendini sarıldın yalanlara, boşluğa.
    Hey! Bak işçi tulumu giymiş umut!

    İsterse uçsun turnalar, isterse gitsin gökyüzü
    Alıp kanatlarına bulutlarını rüzgarın.”

    Hüsnü Arkan

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma
cami halıları
mide küçültme ameliyatı
Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.