Peruk Gibi Hüzünlü

Yalçın Tosun, Peruk Gibi Hüzünlü (YKY, 2011) isimli öykü kitabıyla 58. Sait Faik Hikaye Armağanı’nın sahibi oldu. “Peruk Gibi Hüzünlü” uzun bir süredir “okunacak kitaplar” rafında duruyordu ancak işler güçler yüzünden bir türlü elime alamıyordum. Bugün bir solukta bitirdim bu usta işi öykü kitabını. Yalçın Tosun’un ikinci öykü kitabı bu. İlk kitabı yine YKY’dan çıkan (2009) Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler.

Edebiyatçılar ve edebiyat eleştirmenleri onun hakkında genellikle olumlu şeyler söylüyorlar. Hak ediyor bence. Katılırım tüm bu söylenenlere ama kitabı bitirdikten sonra bende kalan tortu esas olarak şuydu: Tosun hayatın olağan akışı içinde, “normal” hatta “sıradan” hikayeler anlatıyormuş gibi anlatıyor hikayelerini. Duru dili ve sakin kurgusu böyle bir izlenim yaratmak için çok elverişli. Ama gelin görün ki, öykülerine kattığı karakterler, okurun tanıklık ettiği hayatlar sıradışı. Belki onun öykü evrenini farklı kılan ve üslubunu sağlamlaştıran da bu: Sıradışı konuları abartmadan, rahatsız etmeden, okuyucunun gözüne sokmadan anlatması. Sait Faik Hikaye Armağanı Jürisi Tosun’un; “Kenarda kalanların, genel kabul görmeyenlerin, olmamışların, olamamışların yaşamlarından kesitleri kendine özgü bir yalınlık ve sahicilikle anlatmaktaki başarısı nedeniyle” bu armağana layık bulunduğunun altını çizmiş. Fikrimce, son dönem öykü yazarları arasında en güçlü kalemlerden biri Yalçın Tosun.

Yalçın Tosun kitaba adını veren şiirini de dizeler halinde her bölümün başına eklemiş. Aslında bu şiir kitabı okumak için bir anahtar. Aktarıyorum:

çocuklar tekinsizdir, annelerse uçurum;
olur olmaz düşülür
bitmemiş bir sevişme, paslı bir iğne gibi
doğrudan kalbe yürür
söz bitimi gibidir, odanın her köşesi
bir kuşatma büyütür
gece sona ermeden, peruk takan birini
öpmezsem yaram büyür.

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma
cami halıları
mide küçültme ameliyatı
Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.