Şarkı Suretinde Şiirler-III

Bir huzursuzluk var ormanda,
Bir dert var ağaçların başında,
Daha çok günışığı istiyor akçaağaçlar,
Meşeler aldırmıyor ama.

Akçaağaçlar sıkıntılı,
(ve kendilerince haklı)
Diyorlar ki, meşeler çok azametli,
Yutuyorlar bütün ışığı.
Meşeler memnunsa yaratıldıkları gibi olmaktan
Alıkoyamazlar kendilerini tabii, duygularını açığa vurmaktan
Zaten asıl meşelerin hakkı akçaağaçlara sormak,
Niye bu gürültü patırtı, dururken gölgelerinde yaşamak…

Bir huzursuzluk var ormanda,
Bu kavga dar etti ormanı bütün ağaçlara.
“Zulüm!” diye inlerken akçaağaçlar,
Meşeler yetiniyor başlarını sallamakla.

Sonunda birlik oldu akçaağaçlar,
İstemek için meşelerden eşit haklar.
Dediler ki, meşelerin gözü doymaz,
Savaşırız onlarla ışığımızı alana kadar.

Artık zulüm yok ormanda,
Çıktığından beri o yüce yasa.
Artik bütün ağaçlar eşit,
Girdiğinden beri ormana;
Nacak, testere ve balta.

There is unrest in the forest,
There is trouble with the trees,
For the maples want more sunlight
And the oaks ignore their pleas.

The trouble with the maples,
(And they’re quite convinced they’re right)
They say the oaks are just too lofty
And they grab up all the light.
But the oaks can’t help their feelings
If they like the way they’re made.
And they wonder why the maples
Can’t be happy in their shade.

There is trouble in the forest,
And the creatures all have fled,
As the maples scream “Oppression!”
And the oaks just shake their heads

So the maples formed a union
And demanded equal rights.
“The oaks are just too greedy;
We will make them give us light.”
Now there’s no more oak oppression,

For they passed a noble law,
And the trees are all kept equal
By hatchet, axe, and saw.

The Tress

Rush

Resim İçin Link

Not: Rush’ın bu şarkısından esinlenerek Ayfer Tunç’un editörlüğünü yaptığı “Belki Varmış Belki Yokmuş” kitabı için kısa bir çizgi roman hazırlamıştım.

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma