Şarkı Suretinde Şiirler-III

Bir huzursuzluk var ormanda,
Bir dert var ağaçların başında,
Daha çok günışığı istiyor akçaağaçlar,
Meşeler aldırmıyor ama.

Akçaağaçlar sıkıntılı,
(ve kendilerince haklı)
Diyorlar ki, meşeler çok azametli,
Yutuyorlar bütün ışığı.
Meşeler memnunsa yaratıldıkları gibi olmaktan
Alıkoyamazlar kendilerini tabii, duygularını açığa vurmaktan
Zaten asıl meşelerin hakkı akçaağaçlara sormak,
Niye bu gürültü patırtı, dururken gölgelerinde yaşamak…

Bir huzursuzluk var ormanda,
Bu kavga dar etti ormanı bütün ağaçlara.
“Zulüm!” diye inlerken akçaağaçlar,
Meşeler yetiniyor başlarını sallamakla.

Sonunda birlik oldu akçaağaçlar,
İstemek için meşelerden eşit haklar.
Dediler ki, meşelerin gözü doymaz,
Savaşırız onlarla ışığımızı alana kadar.

Artık zulüm yok ormanda,
Çıktığından beri o yüce yasa.
Artik bütün ağaçlar eşit,
Girdiğinden beri ormana;
Nacak, testere ve balta.

There is unrest in the forest,
There is trouble with the trees,
For the maples want more sunlight
And the oaks ignore their pleas.

The trouble with the maples,
(And they’re quite convinced they’re right)
They say the oaks are just too lofty
And they grab up all the light.
But the oaks can’t help their feelings
If they like the way they’re made.
And they wonder why the maples
Can’t be happy in their shade.

There is trouble in the forest,
And the creatures all have fled,
As the maples scream “Oppression!”
And the oaks just shake their heads

So the maples formed a union
And demanded equal rights.
“The oaks are just too greedy;
We will make them give us light.”
Now there’s no more oak oppression,

For they passed a noble law,
And the trees are all kept equal
By hatchet, axe, and saw.

The Tress

Rush

Resim İçin Link

Not: Rush’ın bu şarkısından esinlenerek Ayfer Tunç’un editörlüğünü yaptığı “Belki Varmış Belki Yokmuş” kitabı için kısa bir çizgi roman hazırlamıştım.

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma
cami halıları
mide küçültme ameliyatı
Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.