Modernleşmeyi Popüler Kültür Üzerinden Okumak

Türkiye’de modernleşme sancılı bir süreçtir. Osmanlı’nın son zamanlarında başlayan, Cumhuriyetin kuruluşuyla devam eden modernleşme süreci esas olarak seçkinler tarafından tasarlanmış ve yönetilmiş ve bu süreçte çoğu zaman kitlenin yerleşik geleneksel değerleri değiştirilmeye, yeniden şekillendirilmeye çalışılmıştır.

Cumhuriyet modernleşmesinin farklı boyutlarını ele alan bir çok çalışma yapıldı son zamanlarda. Bu bağlamda, popüler kültür üzerinden “gündelik yaşam” kavramı temelinde yapılan çalışmalar seçkinci modernleşmenin günlük hayattaki tahribatını net bir biçimde ortaya koyabilmek açısından elverişli bir çerçeve sunuyor.

Bu konuda yapılan en yetkin çalışmalardan biri Levent Canteke ait; Cumhuriyetin Büluğ Çağı, Gündelik Yaşama Dair Tartışmalar (1945-1950) (İletişim Yayınları, İstanbul, 2008). Kitapta sözü edilen bir çok örnekten biri, “Radyoda Türk Müziği Tartışması”, Cantek’in ifadesiyle “denetleyici kuşak” seçkinlerinin toplumu şekillendirme girişimlerini çok iyi anlatıyor.

Kırklı yıllarda, Türkiye’de alaturka-alafranga müzik tartışması, daha doğrusu çatışması yaşanır. O yıllarda modernleşme projesinin kültürel boyutunda müzik en önemli değişim-dönüşüm alanlarından biri olmaya adaydır. Alaturka müziği savunanlara ve sahip çıkanlara karşı modernleştirci seçkinler, Türk musikisinin Doğu’ya öz­gü ağır-aksak, rahvan bir ruh halini yansıttığı ve dolayısıyla milli ruhumuzun enerji ve dinamizmine uygun olmadığı eleştirisini dile getirirler. Giderek dönemin en etkili eğlence ve iletişim aracı olan radyoda alaturka müziğe daha az yer verilmeye başlanır. Sonuçta denetleyici kuşak seçkinlerinin bu girişimi başarılı olmaz ve radyodan ayrılan Türk musikisi sanatçılarıyla alaturka müzik başka mecralarda eskisinden daha güçlü bir biçimde var olmaya devam eder.

Fikrimce, bu ve benzeri örnekler bugün karşı karşıya olduğumuz toplumsal sorunları anlamak için çok önemli. Popüler kültür ve gündelik hayat üzerinden daha öğrenecek çok şey var…

Radyo Sanatcilari.jpg

O yıllarda Karikatür dergisinde yayımlanan konuya ilişkin Ramiz Gökçe imzalı bir karikatür. Karikatürün altyazısı şöyle: Birer birer radyodan ayrılan alaturka musiki sanatkarları veda konseri veriyorlar: Radyoda okuyanlar-Ne çare kaderde var imiş ayrılmak!..

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma
cami halıları
mide küçültme ameliyatı
Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.