Bu kez çevreden merkeze

Occupy Wall Street

“Dünya Sistemler Teorisi” zihnimin bir yerlerinde sakladığım, bir gün lazım olur diye hep cebimde taşıdığım bir teori. Gerçekten zaman içinde bir  çok meseleyi bu teori sayesinde anlamlandırabildiğimi düşünüyorum.

Immanuel Wallerstein tarafından geliştirilen “Dünya Sistemler Teorisi”ne (veya Wallersterin’in kendi tanımlamasıyla “analiz yöntemi”ne) göre, küresel kapitalist ekonomi ilişkilerinde üç pozisyon tespit edilebilir: merkez, yarı-çevre ve çevre. Merkezde yer alan ülkeler sanayiği gelişmiş, hammadde alan ve sanayi ürünü ihraç eden; çevre ülkelerse tam tersine sanayiği gelişmemiş, hammadde ihraç ederek sanayi ürünleri ithal eden fakir ülkelerdir. Arada kalmış yarı-çevre ülkeler ise her iki taraftan da bazı özellikler taşır. Wallerstein’in ve onu izleyenlerin ortaya koyduğu gibi, merkez ülkeler ekonomik anlamda yarı-çevre ve çevre ülkelere hükmederler. Ancak bu hakimiyet, sadece ekonomik anlamda değil, siyasal ve kültürel alanda da geçerlidir. Bu bağlamda, makro-sosyolojik çalışmalarda çevre ve yarı-çevre ülkelerin merkez ülkeleri model aldığı vurgulanır.

Amerika’da yaşanan son protestolar, özellikle “Occupy Wall Street” hareketi, tersi bir gelişmeye işaret ediyor. Olaylarda 1968 ruhunun etkisi büyük ama bu kez merkezin en önemli güçlerinden biri olan Amerika’da göstericiler çevre ülkelerdeki toplumsal hareketleri, bilinen adıyla “Arap Baharı”nı da örnek alıyorlar. Wallerstein de konuyla ilgili bir makalesinde Arap Baharı’nın Amerika’daki olaylara etkisinden söz ediyor.

Resim İçin Link

Yorum yaz

İsmiyle Müsemma